1963 yılında Bolu’nun Mengen ilçesinde doğdu.

1986 yılında Hacettepe Üniversitesi TARİH Bölümü’nü bitirdi. Üniversite eğitimi sırasında özellikle Prof. Dr. Yaşar OCAK ve Prof. Dr. Abdülhalik  ÇAY’dan etkilendi. Asıl ilgi alanı “1946’dan itibaren Yakınçağ Türkiye Tarihi” olmakla   birlikte, Türkiye-ABD, Türkiye-AB ile ilgili ‘1976-2008’ arası Türk İç Politikası en fazla araştırma yaptığı dönemdir.

Yurdumuzun değişik yerlerinde öğretmenlik yaptı. Ülkenin bir çok yerinde tarihimizi “Geleceğimize” öğretmeye uğraşmıştır. Askerlik görevini Erzurum’da yapmıştır. Vatani görevini tamamladıktan sonra öğretmenlik görevine Ankara’da devam etmeye başlamıştır. On altı sene Ankara Demetevler Prof. Dr. Şevket Raşit Hatipoğlu Lisesinde Müdür Yardımcılığı ve Tarih Öğretmenliği görevini sürdürmüş ve emekli olmuştur.

Bütün yazılı çalışmalarında Türkiye’nin anlatıldığından çok daha güçlü bir devlet, Türk Ulusunun da  ‘’ beynimize kazınmaya çalışıldığından’’ çok daha akıllı, birlik ve bütünlük içinde olduğunu, 2025’li yıllardan itibaren dünyanın 8. aktörü ( G 7 + 1 ) olacağını GÖSTERMEYE ÇALIŞMAKTADIR.

Aynı zamanda Türkiye’nin Yakın Tarih’i üzerinde uzmanlaşmış, bu alanda şu anda yayında bulunan yedi eser vermiştir.  Bu eserler yayınlanma sırasına göre “Türkiye’de Laiklik?”, “Türkiye’de Neler Oluyor?”, “Mezheplerin Ortaya Çıkış Nedenleri?”, “Öğretilmiş Çaresizlik”, “Tükenmez Kalemin Tükenmezliği”, “Türkiye’de Terörün Seyir Defteri”, “Türkiye, Türkiye’den Büyüktür.” dür. Bu kitaplarında genel olarak Türkiye’nin yakın geçmişine ışık tutabilmeyi, amaçlamıştır.

Bütün yayınlanmış kitaplarında açıkça hissedilen mesajlar şunlar:

  • İKİ SATIRLIK ADAMLARI SATIN ALARAK Türk Ulusu’nu kendi beyinlerinin içine hapsetmeye çalışanlar var.
  • BÜTÜN KALELER DÜŞMEMİŞSE DE kuşatma altındadır. Öyleyse Biz ne yapmalıyız?
  • Kendimiz, ailemiz ve ülkemiz için elimizden gelenin en iyisini yapmalıyız.
  • Bazen ne yaparsak yapalım OLMAZSA OLMAZ. İşte buna KADER denir. Bunun anlamı boş vermek değildir. O zaman akıl ve iradenin önemi kalmazdı. Ama nihayetinde SON KARAR VERİCİ sen değilsin. ‘’YOKSA SEN İNSANLARI SAHİPSİZ Mİ SANDIN?” diyen VAR.