PKK Terörünü Çözmeliyiz Ama Nasıl? 

 

Aşağıdaki çözüm önerilerini ilk defa MAYIS 1987 tarihinde Gaziantep’in Nizip ilçesinde öğretmenlik yaparken söylemiştim ve öğretmen evinde zamanın kaymakamından  “Büyüklerimiz Senin kadar bilmiyorlar mı?” diye sözlü olarak sıkı bir fırça yemiştim.  

Bugün 28 Temmuz 2009. Tam 22 yıl 2 ay geçti, çözüm önerilerimde zamanla ortaya çıkan gelişmelerden kaynaklananlar hariç bir değişiklik yok. Eksiklerim olabilir fakat yanlışımın olduğunu sanmıyorum.

Ne kadar büyük bir zaman kaybetmişiz değil mi? Sadece zaman olsaydı keşke. Şehitler, mali ve ekonomik kayıplar, toplumsal travmalar, GAP’ın gecikmesi, dış sorunlar, kalkınmaya harcanacak kaynakların dağa, taşa gitmesi (tek teröristin öldürülmesinin devlete maliyeti YEDİ MİLYON DOLAR. NELER YAPILIR BU PARA İLE DEĞİL Mİ?), iki aşiret ağasının (Talabani ve Barzani), iki devlet başkanının çaplarına bakmadan (Hafız E SAD VE Saddam Hüseyin) diklenmeleri, Almanya ve Danimarka gibi ülkelerin ortaya çıkardığı sorunlar.     Demek ki TÜSİAD’da konuşarak, BÜYÜK KULÜP’te nutuk atarak, ANADOLU KULÜP’te rakı içerek sorunlar çözülmüyor. Çözümsüzlükte bölgenin ağaları ile hem ağa hem de milletvekili olanlarında büyük etkisi hatta bazılarının katkısını da unutmamalıyız.

 

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

  1. Çok uzun yıllardır kullanılan köy veya diğer yerleşim alanlarının isimleri DEĞİŞTİRİLMEMELİ.
  2. Etnik köken, bağımsızlık, federasyon gibi isteklerden vazgeçilmelidir( son dönemlerde vazgeçilmiş görünüyor). SİLAHLAR MUTLAKA BIRAKILMALIDIR. Yeni bir devlet istemiyorsanız silahları bırakacaksınız ki samimiyetinizi anlayalım. Ancak sözde ateşkes boş laftır. İşimiz ve konuşmak zorlaşır silahlar varken.
  3. PKK dağdan hemen indirilmelidir. Ölenler kim? Asker, öğretmen, polis. Ölenler kim? Bir şekilde dağa çıkartılmış olanlar. Yani bu ülkenin vatandaşları. Kısaca BİRBİRİMİZİ ÖLDÜRÜYORUZ. Kim kazanıyor? Biz hariç herkes.
  4. Feodal düzen yıkılmalıdır. Koruculuk sistemi de, kaçakçılıkta ağaların çıkarına. Yöre insanını ‘’ maraba’’  ve ‘’ ırgat’’ olmaktan yani ağanın kontrolünden KURTARMALIYIZ.
  5. Türkiye artık 1984 veya 1998 değil. Hakkari’den bile ihracat yapılıyor artık. 2009 yılında büyük bir şansımız ortaya çıktı. İyi değerlendirmeliyiz. Bütün gelişmeler Türkiye’nin lehine. Ancak ‘’BİRİLERİ BASTIRDIĞI İÇİN DEĞİL, Biz istediğimiz için bu sorun bitirilmeli. Türkiye kendi çözüm önerilerini getirmelidir.
  6. DERİN AKIL henüz devletin üst kısımlarına ulaşamamıştır. Hem Türk hem de Kürt aydınlar ARTIK CESUR OLMAK ZORUNDADIRLAR. İsveç’te yaşayıp Türkiye’ye reçete sunmak olmaz. Bu hariçten gazel okumaktır.
  7. Hepimiz için Tek Türkiye var. Bulgaristan’dan kaçan Türklerde, Saddam’dan kaçan Kürtlerde Anadolu’ya sığındılar. BUNU ASLA UNUTMAMALIYIZ.
  8. Terörün uluslar arası boyutunu görmeliyiz. Almanya, ABD, İsrail, İngiltere, v.d.
  9. 28 Temmuz 2009 tarihinde ABD’nin hegamonyasına takılarak ÇÖZÜMLER üretmemeliyiz. KENDİ PROJELERİMİZİ ORTAYA KOYMALIYIZ.
  10. 2008 yılında ulusal bütçeden en çok pay ŞEHİRDE YAŞAYAN KİŞİ SAYISINA GÖRE; EN ÇOK Hakkari, Tunceli, Ankara illerine harcanmış. Fakat işsizliğin en çok olduğu illerde bunlar,  ÖSS’de en başarısız iller içinde Hakkari her zaman bulunmakta, terörle anılan illerimizde Tunceli ve Hakkari. Demek ki bu işte bir terslik var. Harcanan paralar yerini bulmuyor. Devlet TEŞVİK VERMELİ ancak NEREYE HARCANDIĞINI TAKİP ETMELİDİR.
  11. Benim Kürdüm, Benim Türk’üm GİBİ BİR MODA VAR. Buna derhal son verilmelidir. Bucak aşireti koruculuk sistemi içinde yer aldığı için “benim kürdüm” ise diğerleri de devletin yanına çekilmelidir. Başarılı değilsek bu konuda NİÇİN DİYE SORMAK GEREKİR. Toplumu bu şekilde kategorize etmemeliyiz.
  12. Bütün gri ve siyah propagandalara rağmen Türk – Kürt savaşı ÇIKARTILAMAMIŞTIR. Bin yıllık et- tırnaktan daha ileri olmamızdandır bu sonuç. Terörün bitmesinden sonra duygusal fırtınalar yaşarsak şaşırmayalım.
  13. Doğu ve Güneydoğu acemi devlet memurlarının veya problemli insanların SÜRGÜN YERİ olmaktan çıkartılmalı, özellikle öğretmen, imam, polis, tıp doktoru, hemşire, ziraat mühendisi, veteriner gibi meslek sahipleri TECRÜBELİ OLANLARDAN SEÇİLEREK, ATANMALIDIR. Ancak gönüllü olmalarını sağlayacak tedbirlerle gitmelidirler.
  14. Yatılı ilköğretim ve yatılı liselerin sayısı mutlaka artırılmalıdır. Ancak hem terör örgütü hem de ağalar bundan çok rahatsız olacaklardır.
  15. Kız çocuklarının okullu olması mutlaka sağlanmalı, KARDELENLER PROJESİNE destek açıkça devletten gelmelidir. Zorunlu sekiz yıllık öğrenime AĞALARIN NASIL KARŞI ÇIKIP, DİRENDİKLERİNİ HATIRLAYIN. Her fırsatta “demokrasi çığlıkları atan” bölge partisinin de bu konuda SUSUVERDİĞİNİ UNUTMAYIN. Hani Kürt hakları savunucularıydı bunlar…

16.Belli mali gelirin altında olanların  (belgelendirmeleri koşulu ile ) çocukları için hafta sonları ÖSS HAZIRLIK KURSLARI AÇILARAK,  bölgenin Ö.S.S.’deki sonunculuğu KADER OLMAKTAN ÇIKARTILMALIDIR. Böylece bölgedeki dershaneler korunmuş olur, ders veren öğretmenlerin ücretleri de ilçe milli eğitim, il özel idare veya sosyal yardımlaşma fonunca karşılanabilir.

  1. Mayınlı araziler temizlenerek TOPRAKSIZ KÖYLÜYE VEİLMELİDİR. Böylece köylü MARABA veya IRGATLIKTAN KURTARILMALIDIR. Aslında bu durum, Ortaçağda Avrupa’daki “serf”likten farksızdır kağıt üstünde olmasa da uygulamada. BÜTÜN VATANDAŞLAR YASALAR ÖNÜNDE EŞİTTİR denilerek EŞİT OLUNMUYOR GERÇEK HAYATTA. Adaletin sembolünde teraziyi tutanın GÖZLERİ NİÇİN KAPALI SANIYORSUNUZ?
  2. Ülkemizin doğusunda yaşayan çocuklarımızla diğer bölgelerde yaşayan çocuklarımız arasında ‘’değişim’’ programları gerçekleştirilmelidir. Hüseyin Çelik zamanında yapılıyordu. Fakat ‘’BAKANIN KENDİ PROJESİ’’ KABUL EDİLDİĞİ İÇİN UYGULANMIYOR ŞU ANDA.
  3. Süper Lig futbol takımlarının bölgeye gelerek hazırlık maçları yapmaları sağlanmalıdır. Bir dönemde Galatasaray yapıyordu bunu ve bu bölgede ‘’ en çok seyircisi olan takım ‘’ Galatasaray’dır. Bu sempatinin nedeni, orada maçlar yapması idi.

Benim çözüm önerilerim bunlar. Hem mali yük getiriyor, hem de iyi organizasyon. Ancak en önemlisi ısrarlı takip, yılmadan çalışmak ve sabır. Başta da söylediğim gibi BAŞKA TÜRKİYE YOK ve BU COĞRAFYA HEPİMİZİN VATANI. Hangimizin daha çok sevdiğini ise kimse ölçemez. O kadar çok ZAMAN KAYBETTİRİLDİK Kİ. Sizlerde önerilerinizi söyleyin veya YAZIN. Yazın çünkü SÖZ UÇAR BELGE KALIR.

28