Yaratıcı ‘’ sadece sınav yapmak için’’ İnsan’ı yaratmış olamaz.

     Niye sınav yapsın ki?

     Daha derin ‘’ BİR ŞEY’’ olmalı;

     Yaratan’ın, yaradılanı

     Yaratılanın, Yaratan’ı birbirlerine bağlayan ‘’ BİR ŞEY’’…

………………………………………..

     Çok ender yaşanan fakat hepimizin yaşadığı bir his vardır;

     Yolda yürürken, her hangi bir mekânda, dolmuşta, otobüste yani aklımıza gelmeyecek bir yer ve anda karşımıza çıkan ama ‘’ tanımadığımız daha önce hiç karşılaşmadığımız ’’ birisini görürüz ve şöyle düşünürüz: ‘’ Ben bunu tanıyorum…’’.

     Ama nerden ???

…………………………………………

     Bazı insanları ‘’ aramızda herhangi bir şey yaşanmadığı halde’’ NİÇİN SEVERİZ ya da kanımız ısınmaz?

     Ne kadar uğraşırsak uğraşalım ‘’ sevemeyiz  kanımızın ısınmadığını.. Nedir bu KANIN ISINMASI?

     Bilmediğimiz bir yerde, zamanda ne oldu ???

………………………………………………

     Işığı göremeyene, aydınlığı nasıl anlatmalı?

     Böyle birine ‘’ somut aydınlığı ‘’ değil, ‘’ soyut ışıkları ‘’ anlatmalı herhalde.

     Kalp gözü ile hissetmeli, anlamalı…

      ‘’Aşık Veysel’’  gibi bakıp- görmek  …

……………………………………………………..

Antikite dönem Yunan Medeniyeti   ( Milattan önce)  —————————-Zeus en büyük tanrıdır.

                                                                                       Tanrıların, insanlar gibi yaşadıklarına inanmışlardır.

Büyük  Roma İmparatorluğu ( Milattan önce) ————————————–Hıristiyanlık.  Baba – Oğul –                                                                                                                                                                                                                                      

                                                                                                                                      Kutsal Ruh (Teslis) inancı

Abbasiler dönemi ( 8. Yüzyıl) ————————————————————Hallaç Mansur.

                                                                                                                                      Enel Hak

Selçuklular dönemi ( 12. Yüzyıl)———————————————————-Muhiddin Arabi

                                                                                                                                        Vahdet-i Vücud

Selçuklular dönemi (13. Yüzyıl)———————————————————-Yunus Emre.

‘’ Beni bende araman bende değilem,

Bir ben var bende benden içerü ‘’

     Antik Yunan felsefesinde özellikle Aristo ile birlikte; Tanrılarla ilgili bazı kavramların manalarını herkesin anlayamayacağı, gizli anlamlarının olduğu görüşü ortaya çıktı.

     Büyük Roma İmparatorluğu ( tahmini M.Ö. 27 yılında kuruldu)’nda M. S. 1. – 2. Yüzyıllarda GNOSTİK GÖRÜŞ (FELSEFE) ortaya çıktı.

     Gnostik felsefe’ye göre; Tanrı ile ilgili aydınlanmanın bir anlık – sezgisel – hisle olabileceğine, bazı dini kavramların anlamlarının göründüğü gibi olmadığı görüşü vardır.

     Yahudi Medeniyeti’nde KABBALA ( ezoterik bilgi) düşüncesi vardır. Kabbalacı düşünceye göre; Tanrının mesajlarında görünenden farklı anlamlar vardır. Bazı kavramların anlamı görünenden farklıdır, gizlidir.

     İslam medeniyeti: Abbasiler dönemi nde BATINİLİK felsefesi ortaya çıktı. Batîni görüşe göre; Kur’an-ı Kerim ayetlerinin bazılarında görünenden farklı, gizli anlamlar vardır.

     TASAVVUF………..  FELSEFE yazımızı Cengiz AYTMATOV’la bitirelim:

     ‘’ Sınırsız evrende bu görünmez nehir, akıp giden zamanın ta kendisidir.

     Nereye gider ? ‘’

     ( Cengiz AYTMATOV: Yıldırım Sesli Manascı, s. 22, Ötüken yay, 4. Baskı, İst. 1997)

TASAVVUF………… FELSEFE…………

Bir cevap yazın